İstanbul’da on yıl süresince turizm sektöründe görev yaptıktan sonra iş hayatını geride bırakan evli ve bir çocuk annesi Müge Kızılırmak (40), Bodrum’a yöneldi. 40 dönümlük arazide safrandan kekiğe, enginardan çileğe kadar birçok ürün yetiştiren Kızılırmak’ın geliştirdiği proje, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ödüllendirildi.
İstanbul’da uzun yıllar süren turizm kariyerinin ardından on yıl önce Bodrum’a yerleşen Müge Kızılırmak, burada bir süre restoran işletmeciliği yaptı. Restoranında taze ve organik ürüne duyduğu ihtiyaç nedeniyle tarımla tanışan Kızılırmak, restoran işletmeciliğini tamamen bırakıp hayatını toprağa adadı. Yaklaşık altı yıl önce Ortakent Mahallesi’nde 40 dönümlük arazi üzerinde çiftlik kuran Kızılırmak; safran, kekik, çilek, enginar, zeytin, domates ve patlıcan gibi çeşitli ürünler yetiştirmeye başladı. İstanbul’daki turizm deneyimini tarımla birleştiren Kızılırmak, çiftliğinde çocuklara uygulamalı tarım eğitimi veriyor ve hem yerli hem de yabancı turistleri ağırlıyor. Turistlere ürünleri dalından toplama fırsatı sunarak deneyim turizmi ve organik tarım bilinci oluşturmayı hedefleyen Kızılırmak, ürettiği mahsulleri işleyerek katma değerli ürünler elde ediyor. Ayrıca sunduğu danışmanlık hizmetleriyle kendi ürünlerini ihraç etme kanallarını açarak bölge ekonomisine katkıda bulunuyor.
Diğer yandan, turizm kariyerine son verip tarıma yönelerek yeni bir hikaye yazan Müge Kızılırmak’ın geliştirdiği proje, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ödüle layık görüldü.
‘GELECEĞİN ÜRETİCİLERİNİ VE TÜKETİCİLERİNİ YETİŞTİRİYORUZ’
Tarıma başlangıç hikayesini paylaşan Müge Kızılırmak, “Ben bir turizmci olarak kurumsal yapıyı bıraktıktan sonra tarımın içine girdim. Doğa ile kurduğumuz iletişimin önemini anladım. Hedefimiz üretmeyi öğretmek oldu aslında. Bodrum’da pek çok okula ders programları hazırlıyoruz. Çocuklarla birlikte dört yaşından itibaren toprağa dokunuyoruz. Doğayla beraber büyümeyi öğreniyoruz. Sürdürülebilir bir eğitim modeli ve sürdürülebilir bir üretim modeli hedefliyoruz. Danışmanlık hizmetlerimiz var; ihracat danışmanıyız aynı zamanda. Hem kendi ürünlerimizi hem de diğer ürünleri yurtdışına gönderiyoruz. Tam on yıl önce buraya geldik ve o zamandan beri tarımla ilgileniyoruz aslında. Biz burayı sadece bir tarım işletmesi olarak görmüyoruz; burada üretimi hedefliyoruz. Yeni üretim yöntemlerini araştırıyor, coğrafyamızı kullanarak doğaya, suya ve toprağa değer vererek gelecek nesilleri inşa etmeye çalışıyoruz. Çünkü bizler yalnızca çiftçi değiliz; geleceği üretiyoruz aslında. Geleceğin üreticilerini ve tüketicilerini de yetiştiriyoruz” şeklinde konuştu.
‘ÇOCUKLAR NE YEDİĞİNİ DALINDAN GÖRSÜN’
Kızılırmak, “Mevsiminde aklınıza gelebilecek her türlü sebze ve meyve burada mevcut. Bizi herkes çilekle tanıyor çünkü ilaçsız çilek yetiştirdiğimiz için Bodrum’daki pek çok çocuk ilk çileğini burada yiyor. Burada yüksek dekarda enginar işliyoruz. Buranın en önemli özelliği şu; kapıdan girip kendi sepetinizle istediğiniz kadar ürünü alıp evinize gidebiliyor olmanız.
Günlük olarak kendiniz hasat yapabilirsiniz. Bizim için önemli olan şey şu; küçük bir bebeğin 8 aylık veya 1 yaşında olması fark etmez; çileği kendi dalından toplaması ve yıkamadan yemenin özgürlüğüne sahip olmasıdır; gerekirse o çilek fidesini sökebiliriz çünkü çok sayıda fide var bizde. Ama çocukların ne yediğini dalından görmeleri bizim için önemli; tabii ki anne babaların da dalından her şeyi görmelerini istiyoruz. Çocukların toprağa dokunmasını arzuluyoruz çünkü ne kadar çok çocuk toprağa dokunursa aslında görevimizin bir kısmını yerine getirmiş oluruz” diye belirtti.
‘MİSYONUMUZ; KİMYASAL İLAÇ KULLANILMADAN ÜRETİM YAPMAYI ARTTIRMAK’
İstihdam konusuna vurgu yapan Kızılırmak sözlerine şöyle devam etti: “Safran bizim için çok kıymetli bir ürün. Yakın zamanda da ödül aldık; 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde Muğla Bodrum bölgesi olarak safran üreticisi olarak önemli bir ödül kazandık ki bu da gurur kaynağımız oldu.” Tıbbi aromatik bitkiler de yetiştirdiklerini ifade eden Kızılırmak, “Bizim en önemli özelliklerimizden biri ürettiğimiz ürünü ikincil veya üçüncül ürüne dönüştürmekteyiz.” açıklamasında bulundu.
“Yani biz tıbbi aromatik bitkiler yetiştiricisiyiz; adaçayımız var ve distilasyon aletimiz mevcut. Aromaterapi, fitoterapi ve doğal kozmetik üretimi konularında eğitimler veriyoruz.” dedi.
“Ürünü ikincil veya üçüncül hale getirirken aracıyı ortadan kaldırıyoruz dolayısıyla herhangi bir eksiltme ya da seyreltme olmuyor.” şeklinde sözlerine devam eden Kızılırmak ekosistemi bozmadan kimyasal kullanmadan üretim yaptıklarının altını çizdi.
“Bu süreçte de oldukça fazla insan gücüne ihtiyaç duyuyoruz elbette.” diyerek işçilerin profesyonel ekiplerden oluştuğunu belirtti.
“Burada kimyasal kullanmadığımız için daha fazla insana ihtiyacımız var.” ifadesini kullandı.
“Aslında burada sadece Bodrum’un büyük bir çiftliği olmayı istemiyoruz ne de olsa safranda veya çilekte tek olmayı hedeflemiyoruz; en büyük misyonumuz kimyasal ilaç kullanılmadan üretimi artırarak özellikle kadın çiftçilere kazanç sağlamaları adına ürünlerini ikincil veya üçüncül hale getirmelerine yardımcı olmaktır.”
‘BİZİM DE GURURUMUZ’
Bodrum İlçe Tarım ve Orman Müdürü Muammer Bektaş ise çiftçilere her alanda destek verdiklerini vurgulayarak “Bodrum’da böyle bir çiftçinin bulunması Türkiye genelinde ödül alması bizim için de gurur kaynağıdır.” dedi.
“Amacımız bitkisel üretimde olsun hayvancılıkta ya da su ürünlerinde olsun çiftçilerimize yardımcı olmak, devletin tarımsal alanda sunduğu hibeleri onlara anlatıp bu hibelerden maksimum düzeyde faydalanmalarını sağlamaktır” açıklamasında bulundu.